22 Şubat 2014 - 20:30
Venezuela Büyükelçisi: Olaylar Chavez’e karşı savaşın devamı

Büyükelçi Jose Gregorio Bracho Reyes, Venezuela’daki olayları 1999’daki seçimlere aday olduğu andan itibaren Başkan Chavez’e karşı başlatılmış olan savaşın bir devamı olarak değerlendirdi.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Venezuela Bolivar Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jose Gregorio Bracho Reyes, ülkesinde yaşanan olaylarla ilgili olarak Aydınlık’a konuştu. Reyes, sokağa çıkan insanların siyasi amaçlarla manipüle edildiğini belirtti. Latin Amerika’nın dünya genelinde verilen sosyalist savaşın bayrağını taşıyan kıta olduğunu kaydeden Reyes, Venezuela’daki olaylar için, “Çürümüş aşırı sağ grupların eylemleri” dedi.- Venezuela’daki olayların kaynağı nedir?Venezuela halkı, komutan Chavez’in başlattığı değişim sürecini hayata geçirme kararı aldığından itibaren, gerek Venezuela’da gerekse kıtasal anlamda zaten bir savaşın içine gireceğinin bilincindeydi. Bu savaş, devrimci hükümeti kurmak amacıyla, 1999’daki seçimlere aday olduğu andan itibaren başkan Chavez’e karşı başlamış olan savaşın bir devamı diyebiliriz. 1998 itibariyle başkan Chavez’in şahsına, emperyalizmin hizmetindeki medya kuruluşları tarafından yapılan saldırılar görülecektir.20. yy’a baktığımızda tarih sahnesine Evo Morales gibi kökeni yerlilere dayanan, başkan Chavez gibi kökeni melez gruplara dayanan insanları görüyoruz. Bu insanlar beraberinde çok derin bir ideolojiyle gelmişlerdir. Hem milliyetçi hem de daha Marksist düşünceye yakın figürler taşıyan insanlar. Tabi bu ideolojiler, Kuzey Amerika’dakileri ve Avrupa Birliği’ne dahil olan emperyalist güçleri fazlasıyla rahatsız etmiş durumda.‘İşçi bir başkanımız var’- Chavez’in ölümünün ardından saldırılar daha mı arttı?Başkan Chavez’in göreve geldiği andan itibaren günümüze kadar durmadan bu savaşlar devam etti. Chavez’in aramızdan ayrılmasından sonra hükümetin başına Nicolas Maduro geldi. Muhalefet, başkan Chavez figürünün ortadan kalkmasıyla, bu hükümeti yıkmanın çok daha kolay olabileceğini düşündü. Bu yanlış bir düşünceydi. Nicolas Maduro her şeyden önce sadece bu 15 senede edindiği tecrübelerle değil, onun öncesinde de sahip olduğu politik geçmiş var. Kendisi sokaklardan geliyor, kendisi bir işçi. İşçi bir başkanımız var. Sendikalarda verdiği mücadelelerle artık oturmuş bir siyasi ideolojiye sahip.‘Çürümüş aşırı sağ grupların eylemi’- Yaşanan olayların arkasında kim var?Bunların arkasında kim mi var? Bu olayların arkasında Latin Amerika ve Venezuela’nın çürümüş, kendini kaybetmiş aşırı sağ grupları var. Bunların başında da ne yazık ki eski Kolombiya Devlet Başkanı Alvaro Uribe Velez var. Bu tabi ki Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı ve CIA tarafından da desteklenen bir proje. Venezuela istihbarat güçlerinin elinde birçok kanıt var. Alvaro Uribe Velez’in ülkede istikrarsızlığı teşvik etmek amacıyla yapılan planlarda bizzat yer aldığı bununla da sınırlı kalmayıp zamanında başkan Chavez’in öldürülmesiyle ilgili planların da içinde olduğunu bilmekteyiz.‘Keskin nişancılar suikastlar yaptı’- Muhalefetin olaylardaki yeri nedir?Bugün Venezuela’da yaşanan olayların sebebi neo faşist ve aşırı sağ grupların başında yer alan Leopoldo Lopez’in geçmişte Neo-Nazi gruplarıyla doğrudan bağlantılı olduğu bilinmekte. Ne yazık ki bir sorumsuzluk örneği gösterdi, bu aşırı sağ gruplar. Orta bir sınıfa ait ailenin çocuklarını manipüle ederek sokaklara çıkardılar. Venezuela muhalefetinin elinde bulundurduğu bütçenin 20 milyon dolar civarında olduğunu biliyoruz. Bu parayla keskin nişancılar tuttuklarını, suikastlar için insanları harekete geçirdiklerini biliyoruz. Fransız sosyologun da dediği gibi yumuşak darbe planlarını harekete geçirmek istiyorlar.- Medyanın duruşunu nasıl?2002 yılında Venezuela’da gerçekleşen hükümet darbesinin arkasında uluslararası medya kuruluşları vardı. Aşırı sağ gruplar tarafından yapılan hükümet darbesinin arkasından halk sokaklara çıktı ve bu darbe halk tarafından bertaraf edildi. 11 Nisan’da başlayan bu darbede, başkan Chavez’i kaçırdılar daha sonra örgütlü ve silahlı halk sokaklara çıkarak 13’ünde başkan Chavez’i geri getirdi. Bunun ardından Bolivarcı hükümet, doğru anlamda iletişime geçme hakkını kuvvetlendirmek için elinden geleni yaptı. Bolivarcı hükümetin aldığı tavır büyük medya kuruluşlarının tekelini ortadan kaldırdığı için rahatsızlık oluştu. Sosyal sorumluluk kanunu çıkartıldı. Aynı kanunun benzeri Ekvator ve Bolivya’da da çıkartıldı.‘Halk devrimi savunmasını bilir’- Yapılan eylemlerin amacı nedir?Göstericilerin çoğunun yaptığı gösterilerde amaç olarak ne öğrenci hakları ne sosyal ihtiyaçlar var. Ben de öğrenciydim, protesto için sokaklara çıktım. Bizim kütüphanemiz yoktu, kütüphane istiyorduk. Ulaşım tarifeler çok yüksekti, bunun indirilmesini istiyorduk. Polis kuvvetleri üzerimize gerçek mermi sıkıyordu. Şu andaki protestolarda sokaklara çıkan öğrenciler siyasi amaçlarla manipüle edilmiş. Bolivarcı hükümetin sağladığı eğitim tüm Latin Amerika’nın geri kalanı için örnek teşkil etmekte. Çünkü devrimimiz kanun altında okul öncesinden üniversiteye kadar tüm eğitimi ücretsiz karşılamayı garanti altına alıyor.- Venezuela halkı ne tavır almalı?Venezuela halkı devrimin birinci destek kaynağıdır. Venezuela halkı gerektiğinde Devrimi hem oyuyla sandık başında hem de sokaklarda silahlarla savunmasını bilir.- Türk halkından isteğiniz var mı?Benim hem Başkonsolos olarak hem de büyükelçi olarak görev yaptığım sürede gördüğüm, Türkiye halklarının komutan Chavez ve Bolivarcı devrime karşı ayrı bir sevgisi olduğudur. Biz Latin Amerika’da Venezuela’da verilen demokratik sosyalist süreç ve devrimle ilgili olarak Türk halkının destek vermesini bekliyoruz. Çünkü bugün Latin Amerika, Dünya genelinde verilen Sosyalist savaşın bayrağını taşıyan kıta. Sadece Venezuela değil Bolivya, Ekvator, Nikaragua, Arjantin bunlarda bizimle birlikte. Türkiye’nin bütün bölgelerini dolaştım. 5 sene boyunca Bolivarcı devrimle ilgili kötü bir şey söyleyen olmadı. Başkan Chavez’i sevmeyen birine rastlamadım.